|
KRİZDE
POSTMODERN REKLAM
Krizde postmodern düşünmenin önemini Yavuz
Odabaşı; “Kriz yepyeni bir dünya düzeninin
nedeni olacak ve ezberi bozacak gibi görünüyor. Bilinen basit
ezberlerden öteye gitmek sınırları aşmak gerekiyor. Değişime,
dönüşüme direnenler, kabul etmeyenler ve inanmayanlar kaybetmeye
mahkum. “Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” anlayışı ve öngörüsü bu
konuda kendini hissettirecek. Krizin getirdiği dramatik değişim ve
yapısal dönüşüm, yarının kurallarını farklı olacak biçimde
yapılandırıyor.” diye vurguluyor.
Postmodern pazarlama anlayışının ortaya çıkmasında, yine
pazarlamanın tarihsel anlamda geçirdiği değişim sürecinde Fordist
Üretim Anlayışından Post-Fordist
Üretim Anlayışına geçiş de belirleyici bir rol
oynamıştır. Bu bağlamda Postmodernizmin pazarlamaya etkisinden
bahsetmeden önce pazarlamada yaşana bu değişimleri kısaca
değerlendirmek yararlı olacaktır:
Ürün odaklı pazarlama yaklaşımı dönemi,
“ne üretirsem onu satarım” görüşü ile açıklanan pazarlamanın
tarihsel gelişim sürecindeki ilk dönemi ifade etmekte ve Fordizm,
Fordist üretim biçimi kavramlarıyla da anılmaktadır.1929-1933
yılları arasında devam eden ve etkisini gösteren Büyük Ekonomik
Krizi de içine alan bu ilk dönemde, işletme bünyesinde pazarlama
bölümünün varlığından bahsetmek mümkün değildir. Bunun yerine
işletme organizasyonu içinde esas işi, satışı ve satışçıları
yönetmek olan, satış yöneticilerinin başında bulunduğu, pasif bir
satış bölümü mevcuttur. Bu dönemin yönetim anlayışı temel olarak, ne
üretirsem onu satarım şeklinde özetlenebilir; çünkü yöneticilerde,
iyi mal kendini sattırır düşüncesi hakim görüşü oluşturmaktadır .[3]
“Pazarlamada ikinci dönem satış odaklı pazarlama anlayışının
ortaya çıktığı dönemdir. Bu dönem dünya ekonomisinde büyük değişim
ve çalkalanmalara neden olan Büyük Ekonomik Krizle başlayan ve
1950’lere kadar süren zaman dilimini içine almaktadır. Pazarda
rekabetin ortaya çıkmasıyla birlikte üreticiler açısından
ürettikleri malları satmak bir sorun haline gelmeye başlayınca,
üretimden öte kâr sağlayacak satışların gerçekleştirilmesi önem
kazanmaya başladı ve satış odaklı pazarlama anlayışı kavramı ortaya
çıktı.
Büyük Ekonomik Kriz, ekonominin asıl probleminin üretmek ya da
üreterek büyümek değil, üretilen çıktının satılması olduğunu ortaya
koyan bir dönemi başlatmıştır. Sadece iyi ürün üretmek pazar
başarısını getirmeye yetmemektedir.
Şirketler bu dönemde ürün satışının
sağlam ve etkili tutundurma çabalarını gerektirdiğini fark
etmişlerdir. Bu nedenle bu dönemde satış faaliyetleri ve satış
yöneticileri şirket yönetimlerinde saygınlık ve yeni sorumluluklar
kazanmışlardır. Satış konusunda geliştirilen teknikler ve bazı
yanıltıcı-aldatıcı tanıtım çalışmaları nedeniyle bu dönem kötü bir
algılama ile karşı karşıya kalmıştır. Satışta ve reklam
çalışmalarında hard-sell yaklaşımın etkin olduğu bu dönemde kapıdan
kapıya satışlar, bu yaklaşımı temel anlayış olarak kabul eden satış
ekipleriyle yönetilmekteydi.
Söz konusu ilk iki dönem pazarlamada
üretim ve satış konularının temel anlayış olarak alındığı, tüketici
ve tüketici beklentileri ile ilgili konuların merkeze alınmadığı
dönemler olarak değerlendirilebilir. Pazar-tüketici odaklı
pazarlama anlayışı dönemi ise, daha önce yaşanan iki dönemde yok
sayılan pazarlamanın taraflarından biri olan tüketicilerin
beklentilerinin, işletmeler açısından pazarda varolabilmek için önem
verilmesi gereken bir konu olarak görülmeye başlanması ile birlikte
ortaya çıkan pazarlamanın tarihsel gelişim sürecindeki üçüncü dönemi
olarak tanımlanmaktadır.”
“Pazarlama anlayışı dönemi, mal ve hizmetlerin
pazarlanmasında tüketiciyi ve tüketici tatminini, ön plana çıkaran
bir yönetim felsefesidir. Bu yaklaşım, tüketici ihtiyaç ve
isteklerini tüm pazarlama faaliyetlerinin odak noktası yapan gerekli
örgütsel düzenlemelerle tüketiciye yönelik tutumu bütünleşmiş bir
biçimde tüm işletme bölüm ve personeline benimseten ve böylece
koordineli çalışmalarla tüketicileri mümkün olan en iyi şekilde
tatmin etme yolunda satışları ve uzun dönemde kârı sağlamayı temel
alan bir yönetim anlayışıdır. Çeşitli pazarlama bilim adamlarının
açıklamalarında en önde gelen ortak nokta, başta pazarlama olmak
üzere, işletmenin tüm bölümlerince, tüketiciye yönelik tutumun
benimsenmesi ve tüketici tatmini yoluyla kâr sağlamanın
vurgulanmasıdır.”
“Bu
dönemde müşteri beklentileri büyük önem kazanmış olup, müşterilere
daha iyi nasıl hizmet veririm yarışı başlamıştır. Bu dönemde
rekabetin çok yoğun olması, satın alınacak ürün alternatiflerinin
bolca bulunması, tüketicilerin bilinçli olması, tüketici koruma
derneklerinin oluşması, reklam/tanıtımın çok yaygın olması gibi
etmenler tüketiciyi daha güçlü kılmıştır. Bu dönemin çok gelişmiş
olmasının bir nedeni ise, TKY (Toplam Kalite Yönetimi) felsefesinin
işletmeler tarafından uygulanmaya başlanmasıdır. TKY’de insan,
ürün/hizmetten daha güçlü bir şekilde ele alınmıştır. Çünkü sistemi
kuran da insandır, sistemi işleten de insandır ve sistemin servis
verdiği nokta da yine insandır. Üretilen mallarda ya da verilen
servislerde kalite ön plana çıkmıştır.
Pazarlama anlayışında üçüncü dönem olarak
adlandırılan pazar odaklı dönem içinde yer alan 1960’lı yıllarda var
olan kitleler için seri üretim yapısını 1970’lerde ürün
çeşitlenmeleri, segmentasyonlar izlemiştir. 1980’lerin başında ise,
müşteri grupları küçülmüş ve her bir müşteri grubunun yaşam tarzı,
satın alma alışkanlıkları istek ve ihtiyaçlarına göre yeni pazarlama
planları ve buna paralel olarak da iletişim planları yapılmaya
başlanmıştır. Başka bir ifadeyle tüketiciler artık yalnızca reklam
mesajları ile ulaşılıp etkilenemeyecek kadar kompleks ve yoğun bir
yaşam tarzına sahip olmuştur. Yine 1980’li yıllarda müşteri bazlı,
odağında müşterinin yer aldığı düşünceler pazarlama planlarında
etkili olmaya başlamış ve bütünleşik pazarlama iletişimine temel
teşkil edecek prensiplerin uygulanması söz konusu olmuştur.”
Bu yeni
pazarlama anlayışında; ne üretmeliyim ki satabileyim?, nerede
üretmeliyim ki satabileyim?, hangi fiyattan satabilirim?,
hangi koşullarda üretim yapmalıyım?, ne kadar üretirsem
satarım?, ürünlerimi nerelerde satmalıyım?, markamın topluma
yansıyan artı değerleri neler olmalı? gibi üretim bazlı
pazarlama anlayışını sorgulayan, müşteri ve olası müşterilerin talep
ve beklentilerini merkeze alan yeni pazarlama anlayışı uygulanmaya
başlanmıştır. Modern pazarlama anlayışı olarak da adlandırılan bu
anlayış, pazarlama sistemine iletişim olgusunu katan ve müşteri
odaklı olmayı ilke edinen yapısıyla farklı bir pazarlama perspektifi
çizmektedir.
İşte
bu üç dönemden sonra hala pazarlama uygulamalarında bazı değişimlere
ihtiyaç duyulduğunun farkına varılması ile pazarlamada değişimin iki
ucunda yer alan alıcı ve satıcının ortak yararlarına yönelik çift
yönlü iletişim, pazarlama uygulamalarının önem kazanması ve iki
tarafın karşılıklı etkileşiminin gerekliliğine olan yönelim,
postmodern pazarlama bakış açısının ortaya çıkmasında etkili
olmuştur.
Postmodern pazarlama anlayışının ortaya
çıkmasında özellikle üretim ve satış odaklı pazarlama anlayışı
dönemlerinde etkisini gösteren Fordist Üretim Anlayışında yaşanan
değişimlerle ortaya çıkan Post-Fordist Üretim Anlayışı da temelde
etkili olmuştur.
MUCUK , İsmet , “Pazarlama İlkeleri” , Türkmen Kitabevi ,
İstanbul , 2001.
YEYGEL,Araş.Gör.Sinem ; “Postmodern Toplumsal Yapının
Pazarlamaya Getirdiği Yeni Boyut: Topluluk Pazarlaması” , Bilig-Türk
Dünyası Sosyal Bilimler Dergisi, Sayı: 41 Bahar/2007 .
BOZKURT , İzzet , “İletişim Odaklı
Pazarlama Tüketiciden Müşteri Yaratmak” ,MediaCat Kitapları ,
Nisan 2004 .
1
2
|