Anasayfa     Hakkımda      Ziyaretçi Defteri      İletişim

 
 

 

 

 

 

 

 

 

 

    “Arabeskim” ama Pazarlama Bende

     Arabeskin kullanıldı son reklam örneğiyle başlamak istiyorum.

     Vodafone “Fark Var”  cingılıyla  girdiği “Selim ile Tarife” nin reklam serisine; Ümit Besen “Nikahına Beni Çağır Sevgilim” ile devam ediyor.

     Eğlenceli, taşlamalarin, benzetmelerin güzel oturduğu ve arabeskin anlatılan konuyla iyi yakıştırıldığı bir reklam.

     

     Selim Turkselim diyerek Turkceli ti’ye alan ona göndermede bulunan bu reklam serisi kendini izletiyor. Ama “replikte ne diyecek” derken dış sesi kaçırabiliyorsun aynı zamanda.

      Reklam da ismin “cell-im” ve yenilen yemeğin  “Sezar salatalı cleopatra TAVUK” olması “3000 sms vermesi” (ki aynı kampanya) Turkcell’ e taşlar yağdırıyor. Son arabesk vurgunuyla da bence beğeniyi toplayacak.

      Kıyaslama yapmak gerekirse “Recep İvedik’li” Turkcell reklamlarından daha iyi, daha komik ve daha yaratıcıdır. Zira Turkcell reklamlarında Recep İvedik reklamı yapılmakta ayıp olmasın  diye de reklam sırasında Turkcell kelimesi geçmektedir. Kötü reklam budur.

                          

       Recep İvedik tiplemesinin çoğu kişi tarafından eleştirilmesine karşın, başarılı olduğu da kesin. Kimileri onda kendinden bir parça buldu, kimileri hayatlarında Recep İvediklere maruz kaldı. İleri bile gidilip “halkın içinden, samimi” diye yorumlar yapıldı. Eskiden hatta çokta eski değil; “böyle tipleri veya  bu tür şarkıları” “kıro” bulurduk. Haz almazdık. Ama şimdi böyle tiplere gülüyor, tahammül edebiliyor, benimsiyoruz. Hatta abartıp biz beğenelim, müşterisi olalım, o malı yada hizmeti tüketelim diye “böyle tipleri veya  bu tür şarkıları” kullanıyor firmalar.. Hem de hiç gücenmeden…

 

       Çok abes ama maalesef “böyle şeyler başarılı oluyor” dedirten bir örnek daha.

      “Pepsi’nin Seda Sayan açılımı…  Pepsi gibi bir marka bile kimliğine zarar verme ihtimalini hiçe sayarak Seda Sayan’ı reklamlarında kullanıyor. Hedef kitlesini Seda Sayan’ın ki ile birleştiriyor! Ya da sınırlıyor dersek daha doğru olur. Ya da Pepsi hedef kitlesini değiştirdi. Hedef kitlesi net olarak gençler değil.

               

        Sonuçta bu reklamı dinlemeye bile tahammül edemeyenleri düşünürsek; hani şu reklam çıktığı anda zap!layanları çoğu kimse promosyonun farkında bile değil.

       Ayrıca reklam da promosyonu anlatma çabasında olan diyaloglar konumuz dışı olduğu için onu saymıyorum bile. Yaratıcı olamayan ama akıllarda kötü ötesi bir melodi ile mi desem yoksa ses ile mi desem “Pepsi.Yaşatır seni.” sloganı kalıyor. Maalesef! Reklam çok yayınlanıyor ve dolayısıyla hatırlanıyor.

        Pepsi her ne kadar gençlerin tahammül edemediği bir reklam yapsada, sabah bütün zamanlarını Seda Sayan’ı izlemekle geçiren yani onu seven ve asıl alışverişi annelerin yaptığı ailelerde satın alınabilir hale getirmiştir.

        Tarzın yada tarzı yansıtan sanatçı!nın markaya yakışması çok önemli. Bence bu çekilmez bir gerilla taktiğidir. Reklamın iyisi kötüsü olmaz mantığıyla! hareket edip en az 2 başarı elde etmiştir.

        Tüm reklamların, filmlerin halkın yaşam tarzının bu kadar arabeskleşmesi tesadüf mü sizce?

       Biz hep mi böyleydik?

       Yoksa  zaten bizim yaşam tarzımız mı arabesk, onlar biz miyiz?

       Biz kimiz?

        Yoksa Britney Spears’ın Türkiye de ki karşılığı Seda Sayan  mı ?

        Teessüfler…

 

  Bakalım daha neler de karşımıza çıkacak. Bekliyoruz “merak ve endişe ile …”